Kalojen İçeren Besinler

kalojen-nedir-kalojen-içeren-besinler
Paylaş
 

Kolajen, vücudumuzda en fazla bulunan proteindir ve yaş ile birlikte, vücuttaki kolajen üretimi de azalır. Kozmetik ve estetik sektörünün son yıllardaki trendlerinden biri olan kolajen, yaşlanma karşıtı etkileri ve güzellik etkileri ile giderek daha popüler bir hale gelmiştir. Peki, tam olarak kolajen nedir ve neden bu kadar önemlidir?

Kolajen Nedir?

Kolajen; vücutta kaslardan kemiklere, kıkırdaklardan bağ dokularına kadar vücuttaki pek çok yapının önemli ve vazgeçilmez bileşenidir. Vücuttaki yaygınlığından dolayı, kişinin yaşam kalitesi de önemli ölçüde kolajen üretme yeteneğine bağlıdır. Zaten, kolajenin yaşlanma karşıtı bir madde olarak bu kadar öne çıkarılmasının nedeni de, vücuttaki doğal üretiminin yaş ile birlikte azalmasıdır.

Ayrıca; kırışıklıklar, dökülen saçlar ve ortaya çıkan eklem ağrıları gibi yaşlanma belirtileri de kolajenin eksilmeye başlamasından kaynaklanmaktadır. Kolajen, vücutta her ne kadar doğal olarak bulunan bir protein olsa da, yaşla birlikte azaldığı için, takviye edilmesi bu sürecin yavaşlatılmasını sağlayabilir. Kolajen takviyesi, günümüzde pek çok farklı uygulama ile gerçekleştirilmektedir.

Toz, hap ve sıvı formda kolajenler, estetik merkezleri ve doktorlar tarafından uygulanan kolajen iğneleri gibi takviye seçeneklerine ek olarak, bir de kolajen içeren besinlerden bahsetmek gerekiyor.

Kolajen Üretimi Neden Azalır?

İlerleyen yaşın kolajen üretiminin azalmasında önemli bir etken olduğundan yukarıda bahsettik. Ancak, yaş kolajen üretimi yeteneğini belirleyen tek değişken değildir. Sağlıklı ya da sağlıksız, yaşam tarzı seçimlerinin çoğu, kolajen üretme yeteneğinde büyük bir etkiye sahiptir.

Sağlıksız beslenme, sigara içme, aşırı alkol tüketimi, güneş ışınlarına sık maruz kalma gibi koşullar da kolajen üretimini azaltmaktadır. Bununla birlikte, bu koşulların düzenli hale getirilmesi, yaşlanma belirtilerinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Yine de, kolajen sentezinin tamamlanması için gerekli olan vitamin ve mineraller alındığında, kolajen üretimi de arttırılabilir. Ayrıca, alınacak bazı vitamin, mineral ve amino asit takviyeleri de vücuttaki kolajen miktarının korunmasına yardımcı olur. Peki, beslenme yoluyla kolajen üretimini korumak için hangi besinleri tüketmek gerekiyor? Gelin isterseniz, kolajen içeren besinlere birlikte göz atalım…

Kolajen İçeren Besinler Nelerdir?

Kivi

C vitamini, vücuttaki kolajen sentezinin tamamlanmasında önemli bir vitamindir. C vitamininin güçlü bir kaynağı olan kivi, vücutta kolajen üretim aşamasının yürütülmesi için ihtiyaç duyulan bir besindir.

Kırmızı Meyveler

C vitamini, aynı zamanda güçlü bir antioksidan görevi görür. Antioksidanlar, toksinlerin kolajen hücrelerinin bozulmasını engellemeye yardımcı olur. Böğürtlen, çilek, yaban mersini ve ahududu gibi kırmızı meyveler, serbest radikallerin hücrelere zarar vermesine engel olur.

Badem

E vitamini, cilt sağlığı ve güzelliğinde gerekli en önemli vitaminlerin başında gelmektedir. Badem de, içerdiği antioksidanlar ile iyi bir E vitamini içeriğine sahiptir. Ayrıca, C vitamini ile koordine olarak vücutta kolajen üretimini de teşvik etmektedir. Buna ek olarak badem, kolajen sentezine katkı sağlayan bakırın da iyi bir kaynağıdır.

Avokado

Sağlık yararları ile dolu olan avokado, içerdiği sağlıklı yağlar ile cilt güzelliği ve sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Havuç

İyi bir A vitamini kaynağı olan havuç; ciltteki kolajeni onarmaya yardımcı bir besindir. Havuç sevmiyorsanız, A vitamini yönünden zengin olan kavun, tatlı patatates, mango ve kayısı gibi diğer besinleri de tercih edebilirsiniz.

Sarımsak

Kükürt bakımından zengin olan sarımsak, kolajen sentezini arttırmaya yardımcı besinler arasında da yer almaktadır. İçerdiği kükürt, kolajen liflerinin bozulmasını önlemeye de yardımcı olmaktadır.

İstiridye

Vücutta kolajen sentezini uyaran güçlü bir çinko kaynağı olan istiridye, kolajen hücrelerinin parçalanma hızını yavaşlatarak, vücuttaki yaraların da daha hızlı iyileşmesine yardımcı olmaktadır.

Kabak Çekirdeği

Deniz mahsullü bir yemek hazırlamak için fazla vaktiniz yok mu? O zaman tohum ve kuruyemişlerden de yararlanabilirsiniz. Çinkonun bir diğer güçlü kaynağı da kaju ve kabak çekirdeğidir. Bu atıştırmalıklar, düzenli tüketimde vücutta kolajen üretimine katkı sağlamaktadır.

Bu yazı 147 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak